Posts tagged Tarihi Eser
Yavuz Er Sinan Camii
Ara 31st
Cami 1455 yılında yapılmış yapılmış. 1862, 1905 ve 1960 yıllarında tadilat görmüştür. Sağrıcılar Camii diye anılır. Camiyi yaptıran Alemdar Sinan ile ilgili güzel bir İstanbul efsanesi mevcut;
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a yerleştikten sonra, kentteki günlük yaşam normale döndüğünde, bir gün ava çıkmak istemiş. Sultan, kentinin surları dışına çıkmış, uzaklaştıkça uzaklaşmış, avı da uzadıkça uzamış. Kente dönmeye karar verdiğinde de hava kararmaya başlamış.
Siyavuş Paşa Çeşmesi
Ara 11th
Bahçelievler’de Siyavuş Paşa Kasrı’nın önünde yer alır. Sadrazam Siyavuş Paşa tarafından Mimar Sinan’a 1572 tarihinde yaptırılmıştır. Siyavuş Paşa Çeşmesini harita üzerinde görmek için tıklayınız.
Siyavuşpaşa Kasrı (Havuzlu Köşk)
Ara 9th
İstanbul’un tarihi eser bakımından fakir olan bir köşesinde Bahçelievler’de bu denli iyi korunmuş ve eski esere rastlamak şaşırtıcı. Bahçelievler Belediyesi’nin sitesinde eser hakkında şu bilgiler yer alıyor; Devamını Okumak için »
Hacı Ferhad Ağa Camii
Kas 14th
Fatih Haydar Mahallesi’ndedir. Hacı Ferhad Ağa tarafından 1532 yılında yaptırılmıştır. Yangınla harap olan cami, 1968 yılında Vakıflar ve halkın yardımıyla tamir edilmiş. Camiyi yaptırtan Ferhat Ağa’nın türbesi mihrap duvarı önündedir.
Hacı Ferhad Ağa Camisini harita üzerinde görmek için tıklayın.
Molla Çelebi Camii
Mar 14th
Molla Çelebi Camisi Yol genişletilmesi nedeniyle çevresinden soyutlanmış olan Molla Çelebi Camisi’ne halk “Fındıklı Camisi” der. “Çelebi” lakabı, bilimadamı olduğunu ifade eder. Molla Çelebi Anadolu Kazaskerliği’ne kadar yükselmiş olup, aynı zamanda şairdir. Sultan 3. Murat’ın Harem-i Hümayun’daki kadın müsahiplerinden Ayşe Hubbi Hatun ile evlendiği için “Hubbi Mollası” olarak da şöhret bulmuştur. Ünlü Şeyhülislam Zembilli Ali Efendi’nin oğlu olan Molla Çelebi Kadılık ve Devamını Okumak için »
Kız Taşı (Markianos Sütunu)
Eki 14th
Ayasofya’nın inşası sırasında genç bir kız sırtına yüklediği koca bir sütunla Ayasofya’ya gidiyormuş. Yolda karşısına aniden bir cin çıkmış ve kıza: “Sırtındaki bu taşı nereye götürüyorsun?” demiş. Kız da cine: “Ayasofya diye bir kilise yapıldığını duydum. Çorbada benimde tuzum bulunsun diye ben de yüklendim bu taşı oraya götürüyorum.” diye cevap vermiş. Bunun üzerine cin: “Sen geç kalmışsın, kilise çoktan bitti. Sen o taşı aldığın yere bırak.” demiş. Kız çok üzülmüş ama çaresiz taşı geri götürerek aldığı yere dik bir şekilde bırakmış. Bir süre sonra kız kuşkulanmış. “Cin bana Ayasofya’nın bittiğini” söylemişti ama ben gidip gözlerimle göreyim.” demiş içinden. Yola koyulmuş Ayasofya’ya vardığında inşaatın henüz bitmediğini görmüş. O vakit kız cinin kendisini kandırdığını anlamış. Taşı almak için geri dönmüş. Fakat bütün çabasına rağmen, bu kez taşı bir türlü yerinden kıpırdatamamış. Meğer cinin sözüne kanıp taşı sırtından bıraktığı için kızın tılsımlı gücü kaybolmuş. Böylece bu taş da bugünkü yerinde kalmış.
Ihlamur Yıldız Yolu Dikilitaşları
Eki 10th
Nalıncı Mehmet Türbesi
Eyl 10th
Lohusa Kadın Türbesi
Eyl 9th


Bir arkadaşımın evinin tavanrasında birşeyler aranırken “Tarihimizde Yaşanan Garip Vak-alar” adında 1950′li yıllarda basılmış bir kitap bulmuştum. Kitap gerçekten ürpertici bazı tarihi olayları anlatıyordu. Lohusa Kadın Türbesi’nin hikayesini ilk kez bu kitapta okumuştum. Gerçekten korku filmi kıvamında..








