Posts tagged balyan
Nusretiye Camii
Haz 26th
Nusretiye Camii, Sultan 3.Selim tarafından yaptırılmış olan Arabacılar Kışalası Camii’nin 1822 yılında yanması üzerine bu caminin yerine 2. Mahmut tarafından inşaa ettirilmiştir.(1825) Balyan ailesi mimarlarından Kirkor Balyan tarafından tamamlanmıştır. Devamını Okumak için »
İTÜ İşletme Fakültesi Binası
Nis 21st
Binanın tariçesi İTÜ İşletme Fakültesi’nin web sitesinde şöyle anlatılmış;
“İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsünde yer alan İşletme Fakültesi binası, Maçka Silahhanesinin eklentilerinden olup, silahhanenin yönetim binası (Karakolhane Binası) olarak yapım çalışmaları 1861-1862 yılları arasında Simon ve Sarkis Balyan tarafından tamamlanmıştır. Üç katlı olan silahhane binası, Osmanlı döneminin sonlarında Jandarma Kumandanlığı hizmetine verilmiştir. Cumhuriyetten sonra sırasıyla, Nakliye, Topçu, İstihkam ve Jandarma Okulu olarak kullanılmıştır. 1956′da Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmiş, bir süre Teknik Okul olarak hizmet gördükten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’nin kullanımına bırakılmıştır. Tarihi binayı tamamlayıcı olarak inşa edilen dersane bloklarından oluşan ek bina 1970′li yılların başında hizmete girmiştir.”
İTÜ İşletme Fakültesini harita üzerinde görmek için tıklayın…
Sultan 2. Abdülhamit’in arşivinde Maçka Okulu, Silahhane ve Karakola ait Fotoğraflar…
Beyaz Köşk
Şub 24th
İstanbul Sarıyer ilçesi Emirgân Korusu içerisinde bulunan Beyaz Köşk, 19. yüzyılın ikinci yarısında Mısır Hıdivi İsmail Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimarının Balyan ailesinden Sarkis Balyan olduğu sanılmaktadır.
Köşk Neo-Klasik üslupta, kareye yakın dikdörtgen planlı, iki katlı, ahşap bağdadi sıvalıdır. Köşkün görkemli giriş kapısından sonra geniş bir salona girilmektedir. Bunun iki tarafına odalar sıralanmıştır.
Salondan iki yönlü bir merdivenle çıkılan ikinci katta alt kat planı aynen uygulanmıştır. Burada da geniş bir salon etrafına odalar sıralanmıştır. Köşkün üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür.
Sarı Köşk
Şub 13th
İstanbul Sarıyer ilçesi Emirgân Korusu içerisinde bulunan Sarı Köşk 19. yüzyılın sonlarında, Hıdiv İsmail Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimarının Balyan ailesinden Sarkis Balyan olduğu sanılmaktadır. Köşk, Şale Köşkü’nde olduğu gibi adeta bir kuş evi görünümündedir. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu tarafından 1979 yılında restore edilerek halka açılmıştır. Köşke renginden ötürü Sarı Köşk ismi verilmiştir. Cephe görünümünde sarı renk ile birlikte beyaz renk büyük bir uyum içerisinde uygulanmıştır.
Sarı Köşk iki katlı ahşap dikdörtgen planlı bir yapıdır. Osmanlı konak mimarisi plan düzeninde olup, bir sofa etrafında salonlar ve odalar çevrelenmiştir. Denize bakan cephesinin ön kısmı altlı üstlü dörder sütunun taşıdığı balkonlarla dışarı taşırılmış, üzeri ana çatıdan ayrı olarak kırma bir çatı ile örtülmüştür. Cephe görünümünde iki sıra halinde altlı üstlü altışar dikdörtgen penceresi bulunmaktadır. Bunların arasında kalan bölümler kalem işleri ile boş yer bırakılmamacasına bezenmiştir.
Köşkün içerisinde iç içe üç ayrı salon bulunmaktadır. Köşkün üst katında üç oda bir salon, alt katında giriş holü, salon niteliğinde dört oda ve mutfak bulunmaktadır. Köşkte süsleme sanatının en güzel örnekleri sergilenmiş olup, tavanında çiçek motifleri, yağlıboya resimler bulunmaktadır.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun yaptığı çalışmalarla salonlar yeni baştan düzenlenmiş, köşelere sütunlar ve lambalarla köşe ışıkları serpiştirilmiş ve duvarlar tablolarla, kitaplıklarla hareketlendirilmiştir. Salonun ortasına yerleştirilen 19. yüzyıl İngiliz üslubundaki kanepe ile de Boğaziçi’nde benzeri yapıların bir örneği burada sergilenmiştir.
Alay Köşkü
Oca 21st
Topkapı Sarayı’nın kara tarafında, Soğukçeşme Kapısı’nın ilerisindeki sur duvarının üzerinde bulunmaktadır. Köşk, ilk olarak Fatih Sultan Mehmet’in saltanat, yıllarında inşa edilmiştir. Daha sonra, aynı yerde, 3. Murat’ın ahşap bir köşke inşa ettirdiği bilinmektedir. Bugünkü Alay Köşkü ise 1819-20′de 2. Mahmut tarafından yaptırılmıştır.
Alay Köşkü, sur duvarı üzerine mermer konsollarla oturtulan sekizgen bir ana mekân ve geriye doğru giderek hareketlenen mekânlardan oluşur. Devamını Okumak için »










