Posts tagged balyan

Nusretiye Camii

nusretiye132879

Nusretiye Camii, Sultan 3.Selim tarafından yaptırılmış olan Arabacılar Kışalası Camii’nin 1822 yılında yanması üzerine bu caminin yerine 2. Mahmut tarafından inşaa ettirilmiştir.(1825) Balyan ailesi mimarlarından Kirkor Balyan tarafından tamamlanmıştır. Devamını Okumak için »

İTÜ İşletme Fakültesi Binası

 

Binanın tariçesi İTÜ İşletme Fakültesi’nin web sitesinde şöyle anlatılmış;
“İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsünde yer alan İşletme Fakültesi binası, Maçka Silahhanesinin eklentilerinden olup, silahhanenin yönetim binası (Karakolhane Binası) olarak yapım çalışmaları 1861-1862 yılları arasında Simon ve Sarkis Balyan tarafından tamamlanmıştır. Üç katlı olan silahhane binası, Osmanlı döneminin sonlarında Jandarma Kumandanlığı hizmetine verilmiştir. Cumhuriyetten sonra sırasıyla, Nakliye, Topçu, İstihkam ve Jandarma Okulu olarak kullanılmıştır. 1956′da Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilmiş, bir süre Teknik Okul olarak hizmet gördükten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’nin kullanımına bırakılmıştır. Tarihi binayı tamamlayıcı olarak inşa edilen dersane bloklarından oluşan ek bina 1970′li yılların başında hizmete girmiştir.”
İTÜ İşletme Fakültesini harita üzerinde görmek için tıklayın…

Sultan 2. Abdülhamit’in arşivinde Maçka Okulu, Silahhane ve Karakola ait Fotoğraflar…

Beyaz Köşk

İstanbul Sarıyer ilçesi Emirgân Korusu içerisinde bulunan Beyaz Köşk, 19. yüzyılın ikinci yarısında Mısır Hıdivi İsmail Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimarının Balyan ailesinden Sarkis Balyan olduğu sanılmaktadır.
Köşk Neo-Klasik üslupta, kareye yakın dikdörtgen planlı, iki katlı, ahşap bağdadi sıvalıdır. Köşkün görkemli giriş kapısından sonra geniş bir salona girilmektedir. Bunun iki tarafına odalar sıralanmıştır.
Salondan iki yönlü bir merdivenle çıkılan ikinci katta alt kat planı aynen uygulanmıştır. Burada da geniş bir salon etrafına odalar sıralanmıştır. Köşkün üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür.

Sarı Köşk

İstanbul Sarıyer ilçesi Emirgân Korusu içerisinde bulunan Sarı Köşk 19. yüzyılın sonlarında, Hıdiv İsmail Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimarının Balyan ailesinden Sarkis Balyan olduğu sanılmaktadır. Köşk, Şale Köşkü’nde olduğu gibi adeta bir kuş evi görünümündedir. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu tarafından 1979 yılında restore edilerek halka açılmıştır. Köşke renginden ötürü Sarı Köşk ismi verilmiştir. Cephe görünümünde sarı renk ile birlikte beyaz renk büyük bir uyum içerisinde uygulanmıştır.
Sarı Köşk iki katlı ahşap dikdörtgen planlı bir yapıdır. Osmanlı konak mimarisi plan düzeninde olup, bir sofa etrafında salonlar ve odalar çevrelenmiştir. Denize bakan cephesinin ön kısmı altlı üstlü dörder sütunun taşıdığı balkonlarla dışarı taşırılmış, üzeri ana çatıdan ayrı olarak kırma bir çatı ile örtülmüştür. Cephe görünümünde iki sıra halinde altlı üstlü altışar dikdörtgen penceresi bulunmaktadır. Bunların arasında kalan bölümler kalem işleri ile boş yer bırakılmamacasına bezenmiştir.
Köşkün içerisinde iç içe üç ayrı salon bulunmaktadır. Köşkün üst katında üç oda bir salon, alt katında giriş holü, salon niteliğinde dört oda ve mutfak bulunmaktadır. Köşkte süsleme sanatının en güzel örnekleri sergilenmiş olup, tavanında çiçek motifleri, yağlıboya resimler bulunmaktadır.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun yaptığı çalışmalarla salonlar yeni baştan düzenlenmiş, köşelere sütunlar ve lambalarla köşe ışıkları serpiştirilmiş ve duvarlar tablolarla, kitaplıklarla hareketlendirilmiştir. Salonun ortasına yerleştirilen 19. yüzyıl İngiliz üslubundaki kanepe ile de Boğaziçi’nde benzeri yapıların bir örneği burada sergilenmiştir.

Alay Köşkü

Topkapı Sarayı’nın kara tarafında, Soğukçeşme Kapısı’nın ilerisindeki sur duvarının üzerinde bulun­maktadır. Köşk, ilk olarak Fatih Sultan Mehmet’in saltanat, yıllarında inşa edilmiştir. Daha sonra, aynı yerde, 3. Murat’ın ahşap bir köşke inşa ettirdiği bilinmekte­dir. Bugünkü Alay Köşkü ise 1819-20′de 2. Mah­mut tarafından yaptırılmıştır.

Alay Köşkü, sur duvarı üzerine mermer konsol­larla oturtulan sekizgen bir ana mekân ve geriye doğru giderek hareketlenen mekânlardan oluşur. Devamını Okumak için »

Ali Paşa Sarayı

 

Sultan Abdülaziz tarafından 1865 yılında Agop ve Sarkis Balyan’a yaptırılan bina 1911 yılında bir yangında ahşap kısımları yanmış. 1950′li yıllara kadar ayakta duran duvarları yıktırılmış. Yerine 80′li yıllarda kat otoparkı yapılmış. Günümüz ve eski fotoğrafıyla beraber.

Sadabad Camii



Kağıthane Mesire Alanı’nın yanındaki ilginç minaresi ile göze çarpan Sadabad Camisi’nin yerinde ilk cami Lale devrinde, 1135/1722 de inşaa edilmiştir. Bu yapı daha sonra 3. Selim(1789-1807) ve 2. Mahmud (1808-1839) dönemlerinde iki kez onarım görmüş, son olarak da Sultan Abdülaziz (1881-1876) tarafından 1279/1862 Yılında Mimar Sarkıs Balyan’a yeniden yaptırılmıştır. Günümüze kalan yapı budur. Mimarı Sarkis Balyan birçok yapı da olduğu gibi Sadabad camisinde de büyük bir olasılıkla kardeşi Agop Balyan ile birlikte tasarlamış ve inşa etmiştir. Meşhur Çağlayan Kasrı bu caminin yanındaydı fakat günümüze ulaşamamıştır.
Caminin hemen arkasındaki dikilitaş Sultan Mahmud’un top atışındaki başarısının anısına dikilmiştir.
(Siyah beyaz resim 2. Abdülhamit arşivinden alınmıştır. Röömler tarafından çekilmiştir. Yaklaşık tarih 1899)

Dolmabahçe Saat Kulesi

1890-95 yıllarında Sultan 2.Abdülhamid tarafından yaptırılmıştır. Saray mimarı Kirkor Amira Balyan’ın oğlu Bali Balyan (Sarkis Balyan’ın yaptığıda söylenir 5 sene süren inşaatı farklı mimarların çalışması nedeniyle olabilir.. ) tarafından Neobarok ve Ampir tarzında yapılmıştır. 27 metre yüksekliğindedir. Her bir cephesinde saat bulunur. Saatler Fransız imalatıdır. Saatçibaşı Johann Meyer tarafından takılan Paul Garnier markalı saat 1979`da kısmen elektronik sisteme çevrilmiştir ve çalışır durumdadır.

Büyük Mecidiye Camii (Ortaköy)

Büyük Mecidiye Camii’nin yerinde 1721 yılında Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın damadı Mahmut Ağa tarafından yaptırılan mescit bulunuyordu. 1740′lı yıllarda bu mescitin yerine Divittar(özel kalem) Mehmet Ağa tarafından bir cami yapıldı. Sultan Abdülmecit döneminde (1855) caminin yerine bugün gördüğümüz yapı inşaa edilmiştir. Mimarı Nikoğos Balyan’dır. Barok uslubunda inşaa edilmiştir. Bütün selatin camilerinde olduğu gibi harim ve hünkar bölümü olmak üzere iki kısımdan oluşur. Yapının denize kaymasından ötürü 1960′lı yıllarda kapsamlı bir onarım görmüştür(64 fore kazık ve 80 ton beton enjekte edilerek zemin takviyesi yapılmıştır.). 1984 yılında çıkan yangınla hasar görmüş tekrar yenilenerek günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur.

Çırağan Sarayı




1. Ahmet 17. yüzyıl başlarında burayı sultan bahçeleri olarak tanımlamış ve av için sık sık bu bölgeye gelmiştir. Hatta Asariye camii’nin önünden başlayan denizi yaklaşık 400 metre doldurtmuştu. Daha sonraları 4. Murat kızı için bu bölgede bir sahil sarayı yaptırtmıştı. Aynı yere bu kez Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim’in kızı için Ferabat sarayı yaptırıldı. 19. yüzyılda da 2. Mahmut bir saray yaptırttı. Abdülmecit bu sarayda uzunca bir süre ikamet etti sonra yıktırtıp büyük bir saray yaptırmak istedi fakat ömrü vefa etmedi. Ancak kardeşi Abdülaziz 1870 yılında “çerağan”(”Çerağ” kaplumbağaların üzerine yanan mumların konulması ve çayırlara bırakılması oyununa verilen isimdir. Sarayın dolayısıyla semtin ismi buradan gelmektedir.) sarayının yapımı için Mimar Sarkis Balyan’ı görevlendirdi. Saray yapımı için “Beşiktaş Mevlevihanesi” de yıkıldı.(1621 yılında Genç Osman’ın sadrazamı Ohrili Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmıştı.) Saray tesisi şimdiki Beşiktaş Lisesi, Devlet konukevi, Kabataş Lisesi, Kabataş Eğitim Vakfı Kültür Sitesi, Çırağan Oteli gibi binaları kapsıyordu. 1910 yılında çıkan yangında saray sadece dört duvar olarak kaldı. Bahçe kısmı yangından sonra Beşiktaş kulubünün top sahası olarak kullanıldı uzun yıllar. Günümüzde Ortaköy yolu üzerinde görünen “zafer takı”na benzeyen köprü sarayı Yıldızdaki kasırlara bağlardı. Köprünün caddeye bakan kısmında 1905 yılında yıktırtılan bir köşk vardı.