Posts tagged abdülmecid

Sultan Abdülmecit Türbesi

abdulmecid_han_turbesi Türbesi’nin yapım kitabesi bulunmamaktadır. Büyük olasılıkla bu türbe padişahın ölümünden önce 1861 yılında yapılmıştır. Sekizgen planlı kesme taştan inşaa edilmiş, kubbeli bir yapıdır. Her cephesi iki sıra halinde pencerelerle donatılmıştır. Türbe kapısı üzerinde H.1328 tarihli Hatta Hulusi Efendi’nin Kuran’dan alınma Sad suresinin 50. ayeti yer alır. Türbede Sultan Abdülmecid ve üç oğlu yatmaktadır. (Şehzade Abdüssamed (1855), Şehzade Seyfeddin (1856), Şehzade Burhaneddin (1876))

Türbedeki muhteşem avize, Galata Mevlevihanesi’ndeki Divan Edebiyatı Müzesi’nin kuruluşu sırasında oraya götürülmüş ve semahaneye asılmıştır. Bunun yanı sıra sandukanın gümüş şebekesi de Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’ne kaldırılmıştır. Sandukası üzerindeki feste bulunan değerli sorguç da Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir. Türbenin içerisindeki levhalar İstanbul Türbeler Müzesi’nin deposundadır. Bu eserlerin türbeden alınmasının nedeni de hırsızlığa karşı alınan bir önlemdir. Devamını Okumak için »

Sultan 3. Mustafa İskele Camii

3mustafaiskele

Kadıköy İskelesine yakın olan bu cami Sultan 3. Mustafa tarafından 1761 yılında yapılmış. Zamanla harap olan cami 1858 yılında Sultan Abdülmecit tarafında kagir olarak tekrar yapılmıştır ve bu yapı 1975 yılında onarım görmüş.

3mustafaiskle2

3. Mustafa’nın yaptırdığı camilerin kendi ismi ile anılmaması sultanı rahatsız ettiği bilinir. Bu cami de “İskele Camii” olarak anılır. Yine 3. Mustafanın yapırdığı “Ayazma” ve “Laleli” camileri de sultanın ismiyle anılmıyor…

Online harita için uydufoto üzerine tıklayın

Feshane

Feshane ile ilgili kendi sitesinde şöyle yazmakta;

Feshane 1839 yılında Padişah Abdülmecit’in fermanıyla Osmanlı ordusunun fes ve aba ihtiyacını karşılamak amacıyla kuruldu. Ülkemizin gerçek anlamda ilk tekstil sanayi kuruluşu olan Feshane, 1851 yılında Belçika’dan getirilerek monte edilen kolonlarla, çelik konstrüksiyon yapının dünyadaki ilk örneklerinden biri oldu. Buharlı dokuma tezgâhları da yurtdışından getirilen Feshane, 1866 yılında döneminin en gelişmiş dokuma fabrikası olarak yenilendi.Feshane’de dokunan kumaşlar, 1855 Paris 3. Uluslar arası Sergisi’nde, 1863 İstanbul Sergisi ‘’Sergi-i Umum-i Osmani’’ ve 1893 Chicago Uluslar arası sergisi’nde sayısız altın madalya ile ödüllendirildi. 1939 yılında o zamanki adıyla ‘’Feshane Mensucat A.Ş ‘’ kapatılarak, Sümerbank Defterdar Fabrikası dönüştürüldü.1986 yılında ise Haliç çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle tahliye edilen fabrikanın 8000 m2 lik büyük dokuma salonu aslına sadık kalınarak restore edildi.
Feshane’yi harita üzerinde görmek için tıklayın.

Abdülmecit Han Çeşmesi (Zübeyde Hanım Çeşmesi)

Beşiktaş Uzuncaova Caddesi üzerindedir. Sultan Abdülmecit tarafından 1850 yılında yapılmıştır. Kitabesi şöyledir;
“Okudu Hüseyn kulu atşana tarih-i selis
Cûd- Han Abdülmecîdî yapdı bâlâ çeşmeyi”
Çeşme 1921 yılında tamir görmüştür. Tamir ettiren kişi çok enteresan, “Zübeyde Hanım”… Bir dönem Atatürk’ün annesi ve kız kardeşi Akaretler’deki sıra evler üzerinde yaşamıştı. Yaşadıkları bu ilçeye böyle bir anı bırakmışlar.Tamirattan sonra şöyle bir kitabe daha konmuş;
“İş bu çeşme ile aşağıdaki çeşme Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’nin valdeleri Zübeyde Hanımefendi’nin fevkalade ve ehali-i hamiyetmendanın muavenetleriyle tamir ve termin edilmiştir.”
Çeşme bu tamirden sonra Atatürk’ün doğumunun 100. yılında, 1981 yılında tekrar onarım görmüştür.

Map powered by MapPress

Vilayet Camii



Sirkeci Tren istasyonu’ndan Cağaloğlu’na çıkarken (Bab-ı Ali Caddesi) sol taraftadır. Alışılagelmiş klasik uslubun dışındaki mimarisi ile dikkat çekicidir. Aslında caminin ilk yapımı Fatih Sultan Mehmet dönemine rastlar. Bugün gördüğümüz halini 1868 yılında (Sultan Abdülmecit dönemi) almıştır. Cami; Nallı Cami, Bab-ı Ali Camii isimleri ile de tanınır.

Taşkışla Binası




Dolmabahçe yamaçlarında Asker Ocağı ve Taşkışla Caddelerinin kesiştiği yerdedir. Bina 1847 yılında Sultan Abdülmecit tarafından İngiliz Mimar W. James Smith’e planları hazırlattırılmış, İstefan Kalfa tarafından yapılmıştır. Aslında bina “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” (Askeri Tıbbiye) olarak planlandığı halde 1849 yılında karar değiştirilmiş kışlaya dönüştürülerek inşaatı sürmüş, 1853 yılında inşaat tamamlanmıştır. 1853 ile 1856 yıllarında Kırım Savaşı sırasında Fransız askerlerine hastane olarak tahsis edilmiş, savaş sonrası 5 yıl kadar kullanılmamıştır. Bakımsız kalan bina Sultan Abdülaziz tarafından onartılmıştır. 10 Temmuz 1894 istanbul depreminde hasar görmüş Raimondo D’aronco tarafından onarılmıştır. 2. Abdülhamid döneminde Divan-ı Harb olarak kullanılmıştır. Binanın dış kısmında bulunan sütunlardaki kırıklar 31 Mart Olayları sırasında oluşmuştur. Günümüzde İ.T.Ü Mimarlık Fakültesi olarak kullanılmaktadır. (Bina ortasındaki avlusu, yaramaz kedileri, yüksek tavanıyla içindekileri farklı atmosfere sokan bina…) Harita üzerinde görmek için tıklayınız…

Büyük Mecidiye Camii (Ortaköy)

Büyük Mecidiye Camii’nin yerinde 1721 yılında Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın damadı Mahmut Ağa tarafından yaptırılan mescit bulunuyordu. 1740′lı yıllarda bu mescitin yerine Divittar(özel kalem) Mehmet Ağa tarafından bir cami yapıldı. Sultan Abdülmecit döneminde (1855) caminin yerine bugün gördüğümüz yapı inşaa edilmiştir. Mimarı Nikoğos Balyan’dır. Barok uslubunda inşaa edilmiştir. Bütün selatin camilerinde olduğu gibi harim ve hünkar bölümü olmak üzere iki kısımdan oluşur. Yapının denize kaymasından ötürü 1960′lı yıllarda kapsamlı bir onarım görmüştür(64 fore kazık ve 80 ton beton enjekte edilerek zemin takviyesi yapılmıştır.). 1984 yılında çıkan yangınla hasar görmüş tekrar yenilenerek günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur.

Çırağan Sarayı




1. Ahmet 17. yüzyıl başlarında burayı sultan bahçeleri olarak tanımlamış ve av için sık sık bu bölgeye gelmiştir. Hatta Asariye camii’nin önünden başlayan denizi yaklaşık 400 metre doldurtmuştu. Daha sonraları 4. Murat kızı için bu bölgede bir sahil sarayı yaptırtmıştı. Aynı yere bu kez Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim’in kızı için Ferabat sarayı yaptırıldı. 19. yüzyılda da 2. Mahmut bir saray yaptırttı. Abdülmecit bu sarayda uzunca bir süre ikamet etti sonra yıktırtıp büyük bir saray yaptırmak istedi fakat ömrü vefa etmedi. Ancak kardeşi Abdülaziz 1870 yılında “çerağan”(”Çerağ” kaplumbağaların üzerine yanan mumların konulması ve çayırlara bırakılması oyununa verilen isimdir. Sarayın dolayısıyla semtin ismi buradan gelmektedir.) sarayının yapımı için Mimar Sarkis Balyan’ı görevlendirdi. Saray yapımı için “Beşiktaş Mevlevihanesi” de yıkıldı.(1621 yılında Genç Osman’ın sadrazamı Ohrili Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmıştı.) Saray tesisi şimdiki Beşiktaş Lisesi, Devlet konukevi, Kabataş Lisesi, Kabataş Eğitim Vakfı Kültür Sitesi, Çırağan Oteli gibi binaları kapsıyordu. 1910 yılında çıkan yangında saray sadece dört duvar olarak kaldı. Bahçe kısmı yangından sonra Beşiktaş kulubünün top sahası olarak kullanıldı uzun yıllar. Günümüzde Ortaköy yolu üzerinde görünen “zafer takı”na benzeyen köprü sarayı Yıldızdaki kasırlara bağlardı. Köprünün caddeye bakan kısmında 1905 yılında yıktırtılan bir köşk vardı.

Küçük Mecidiye Camii



Yıldız Parkı girişindeki bu cami Ortaköy’deki Mecidiye camii ile karışmaması için “Küçük Mecidiye Camii” olarak adlandırılır. Banisi cami isminden de anlaşılacağı üzere Sultan Abdülmecid’tir. Balyan ailesi tarafından yapılmıştır. Kitabesinde H.1265 (M.1848) yılında yapıldığı yazmaktadır. İlk yapıldığı dönemde medrese, sübyan okulu ve kervansarayı vardı. Bu kervansarayda anadolu yakasına geçecek askerler konaklardı. “Teşrifiye Camisi” ismiyle anılmaktaydı. Minaresi ve mimberi dikkat çekicidir. Harcında Kabe’den getirilen toprak kullanıldığı için ayrı bir kutsiyet atfedilir bu esere.

Bezm-i Alem Valide Sultan Çeşmesi ve Namazgahı




Eski ismi ile Spor şimdiki ismi ile Süleyman Seba Caddesi üzerinden Maçkaya çıkarken sağda bir çeşmeye rastlarız. Fakat çeşmenin yanında pek dikkat çekmeyen ağaçlık bir alan vardır. Burası Bezm-i Alem Valide Sultan Namazgahıdır. Namazgah yolcuların dinlenme ve namaz kılmaları için yapılmış açıkhava camileridir.Namazgah üzerine kıble belirtir bir taş dikilmiş etrafı demir parmaklıklarla çevrilmiş ağaçlık bir alan burası. Banisi Sultan Abdülmecid’in hayır işlerine çok düşkün annesi Bezm-i Alem Valide Sultan’dır. Bezm-i Alem 1853 yılında istanbulda vefat etmiştir. Namazgahı tarif ederken bahsettiğimiz barok mimari stili ile yapılan dört yüzlü çeşme Dolmabahçe Camii’nin yapımı sırasında Sulatan Abdülmecit tarafından annesinin adına inşaa ettirmiştir. Yapım tarihi 1839′dur.