Dünden Bugüne Galata Köprüleri
M.Bayram Ali // 21 Nisan 2010 // 0 yorum // kategori: Anıtlar/Kuleler, Tarihi Eserler19. yüzyılın ortalarında ticari iliÅŸkilerin artması ve sarayın tarihi yarımadadan BeÅŸiktaÅŸ’a taşınması kent içi ulaşımının Eminönü-Karaköy tarafında yoÄŸunlaÅŸmasına neden olmuÅŸtur. Yine bu dönemde Avrupa’dan ithal edilen atlı binek arabaları yaygınlaÅŸmış ve böylece Haliç’in iki yakası arasında yeni ulaÅŸtırma araçlarına da hizmet verebilecek ikinci bir köprü yapma gereksinimi ortaya çıkmıştır.
Unkapanı-Azapkapı arasında 1836′da açılan Hayratiye Köprüsü’nün alternatifi olarak 1845′te Karaköy ile Eminönü arasında yine ahÅŸap malzemeyle tersanede yapılan bu köprünün modeli, bundan sonra Haliç üzerinde kurulacak üç köprüye daha örnek olmuÅŸtur.
Galata ile İstanbul arasına yapılan bu ilk köprü, sallar üzerine inÅŸa edilen Hayratiye Köprüsüne ana özellikleriyle benzemekle birlikte, dubalı olarak yapılmıştır. Konumuna göre boyunun yaklaşık 500 m olduÄŸu tahmin edilen ve “Cisr-i Cedid” olarak da adlandırılan köprüden geçiÅŸ ücreti alınmaya baÅŸlanmıştır.
1853 yılında onarılan bu ilk köprünün yerine 1863 yılında Kaptan-ı Derya Ateş Mehmet Paşa tarafından ahşap malzemeden olmak üzere, tersanede ikinci köprü inşa edilmiştir. Bu köprü yaklaşık 504 m boyunda ve 14 m genişliğindeydi. Küçük gemilerin köprünün altından geçebilmesi için 5m yüksekliğinde geçiş gözleri bulunmaktaydı.
1860′lı yılların sonlarına doÄŸru ahÅŸap malzemenin dayanıksız olmasından olsa gerek daha saÄŸlam demir bir köprünün yapımı için 24 Eylül 1869da “Forges et Chantiers de la Mediteranee” isimli Fransız ÅŸirketiyle anlaÅŸma imzalanmıştır. Bu köprünün yapımı için İngiliz ÅŸirketleri de araya girmiÅŸ fakat bu projeyi Fransızların kapmasıyla onlar birkaç yıl sonra yeniden yapılacak olan Unkapanı-Azapkapı arasındaki demir köprünün inÅŸaatını alabilmiÅŸlerdir.
Fransız şirketi tarafından yapılan köprünün açılış törenine yakın bir tarihte, değişiklik yapılarak Unkapanı-Azapkapı arasında bulunan Mahmudiye Köprüsü sökülüp yerine bu köprü takılmaya başlandı. Buna sebep olarak da köprünün işlek olan Eminönü-Karaköy güzergahı için yetersiz olarak inşa edildiği öne sürüldü ve köprü 1872 yılı Eylülünde resmi bir törenle açıldı. Bunun üzerine önceden Unkapanı-Azapkapı köprü ihalesini İngiliz Wells and Taylor şirketinin kazanması dolayısıyla Eminönü-Karaköy için yapılacak yeni köprünün inşaatı bu şirkete verildi.
Köprünün inÅŸaatını alan Wells and Taylor ÅŸirketinin, bu köprü Unkapanı-Azapkapı arasındaki köprüden daha uzun olduÄŸu için maliyetin artacağı gerekçesiyle ek para istemesi bazı sıkıntılara neden oldu. Bu sıkıntılar atlatıldıktan sonra 2. Abdülhamid’in ilk saltanat yılında (1876) köprü kullanıma açıldı. Fakat Fransız ÅŸirketinin yaptığı köprü yetersiz görülmüşken bu köprünün ondan 4 m dar olması dikkat çekicidir.
19. yüzyılın sonlarında tramvayların ÅŸehir içi ulaşımında hız kazanmaları ve köprünün yıpranmış olduÄŸu gerekçesiyle yeni bir köprü yapımı için Alman MAN ÅŸirketiyle 18 Åžubat 1907de mukavele imzalandı. Çelik yapı malzemesinin niteliklerine uygun olarak ileri bir teknoloji ile tramvay hattını taşıyacak ÅŸekilde yapılan bu köprünün açılışı 27 Nisan 1912′yılında gerçekleÅŸti.
Günümüze dek Haliç’te kurulan köprülerin en uzun ömürlüsü olan bu köprü duba aralan çok dar olması nedeniyle su akışını engelleyerek Haliç’in kirlenmesine sebep olmuÅŸtur. Bu nedenle 1980′li yılların sonlarında kazıklar üzerine oturan yeni köprü için STFA-THYSSEN Konsorsiyumu ile mukavele imzalandı. Yeni köprü 12 Haziran 1992 yılında dönemin baÅŸbakanı Süleyman Demirel tarafından trafiÄŸe açılmıştır. Günümüzde ulaşım amaçlı kullanımın dışında köprünün alt kısmı banndırdığı lokantalarla, farklı bir İstanbul manzarasına karşı birÅŸeyler yemek isteyenlerin, üst kısmı ise balık tutmayı sevenlerin uÄŸrak mekanıdır.
DoÄŸal YaÅŸam Rehberi ile



