Merkez Efendi Camii (Merkez Efendi Tekkesi ve Türbesi)
Zeytinburnu ilçesinin Merkezefendi Mahalllesinde (Osmanlı dönemindeki adı “Mevlevihane Yenikapısı” olan Mevlanakapı’nın dışında) yer alır. Yavuz Sultan Selim’in kızı Şah Sultan Merkez Efendinin ölümünden sonra tarikat külliyesi niteliğindeki bu yapı silsilesine 1552-1572 tarihleri arasında cami ve tevhidhaneyi ilave ettirmiş. 1837’de 2. Mahmut tarafından yenilenmiştir. Cami en son onarımını 1965 yılında görmüştür. Cami çevresinde Merkez Efendi Türbesi, Çilehane, Abdülbaki Paşa Kütüphanesi, Hamam ve mezarlık bulunur.
Merkez Efendi Kimdir?
1493 yılında Denizli’de doğmuştur. Asıl adı Musa’dır. İlk öğrenimini memleketinde tamamladı. Daha sonra İstanbul’a gelerek Hızır Velüyiddin Efendi ve Mevlana Ahmet Paşa’dan dersler aldı. Müderrislik için Karaman ve Amasya’ya gitti bu dönemde Halvetiye Tarikati icazetini aldı. Tekrar İstanbul’a gelerek Etyemez Tekkesine devam eden Merkez Efendi, Sümbülîlik’in piri “Sümbül Efendi” lâkaplı Şeyh Yusuf Sinaeddin Efendi’nin halifesi, döneminin ileri gelen sûfîlerinden ve hekimlerinden oldu.
Merkez Efendi’nin 1514 yılında, mensubu olduğu tarikatın (Halvetilik) halvet geleneğine uygun bir tekke tesis ederek sur dışındaki bu tenha yere yerleşmiştir.
Merkez Efendi’nin kendi buluşu olan mesir macununu; Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafsa Sultan’ın inşa ettirdiği külliyenin zâviyesinde şeyhlik ve dârüşşifâsında tabiplik yapmak üzere Manisa’da bulunduğu süre zarfında icat ettiği bilinmektedir.
(Hafsa Valide Sultan hastalanınca Merkez Efendi 41 baharattan oluşan meşhur mesir macununu yapmıştır, Hafsa Sultan bu macun sayesinde şifa bulmuştur ve bu macunun herkese dağıtılmasını istemiştir. Merkez Efendi 22 Mart günü zaviyenin yanındaki Sultan Camii minareleri ve kubbeleri üzerinden mesir macunun halka dağıtmıştır. Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir. Her yıl 22 Martta Manisa’da mesir macunu şenlikleri yapılmaktadır)
90 yılı aşkın bir süre yaşayan Merkez Efendi İstanbul’da vefat etmiştir.
Merkez Efendi Türbesi caminin hemen yanında yer alır. Türbe içerisinde, giriş bölümündeki ahşap tavanlı bölümdeki parmaklıkla çevrili tarafta Şeyh Hüseyin Efendi, Şeyh Ahmed Mesud, Mustafa Efendi, Nurullah Efendi, Hatice Hanım, Sıdıka Hanım, Fatma Hatun, Şeyh Mehmed Nureddin yatmaktadır. Bağdadi kubbeli bölmede ise Merkez Efendi’nin sandukası bulunur. Önünde Hattat Aziz Efendi’nin bir levhası vardır. (Bestevessul sana bu türbe-i iksiru türab, bundadır sür yüzünü Merkez-i kudbul aktab)
Çilehane (Halvethane) Cami ve Türbenin yanında yer alır. Çilehane girişindeki kitabede Doğan Pur şunları yazmış;
Şeyh Merkez Musa Muslihiddin Efendi Hazretlerinin bizzat kullandığı çilehanedir. Zemini avludan 7 metre kadar aşağıda kalan ayazma suyunun toplandığı havuz, moloz taş örgülü isnad duvarı ile kuşatılmıştır. Duvarların üzerine demir parmaklıklar konmuştur. Havuzun güney tarafında çilehane yerleştirilmiştir. Aslında ahşap olduğu bilinen çilehane son onarımlarda demir putrelli volta döşemelerle donatılmıştır.Çilehaneye dar bir merdivenle inilmekte, merdivenin çilehane kotuna ulaştığı noktada başlayan yarım metre enindeki dehliz yatay olarak doğu yönüne ilerleyerek avludaki kuyuya ulaşmaktadır. Halvetiye jtarikati mensupları nefiserini ancakHalvete çekilmekle terbiye edebileceklerine inandıkları için halvete girerlerdi. Hicre veya Halvethane adı verilen kapısı kıble tarafında bulunan, insan boyu yükşekliğinde namaz kılınacak uzunlukta, hareket edilebilecek genişlikte, ışık almayan bir odacıkta nefisle mücahede gerçekleştirilirdi. “Erbain” kelimesi Arapça’da “Çihil” kelimesi Farsça’da “kırk” anlamına gelir. Bu sebeple Halvet sürecine “Erbülne Girmek”, “Erbain Çıkarmak”, “Çile Çekmek”, “Çile Doldurmak” gibi isimlerde verilirdi. “Halvethane” yerine “Çihilhane” ve “Çilehane” isimleride kullanılırdı.
Merkez Efendi Camii ve Türbesi, Kültür Vadisi Projesi kapsamında düzenlenmeye başladığı için bu yapı silsilesinin unsuru olan Hamam’ı fotoğraflamak mümkün olmadı.
Caminin türbeler kısmının Haliç Manzarası gerçekten güzeldir. Özellikle akşam çevredeki paçalı güvercinlerin günlük volta saatlerinde…
Fatih Çarşamba semtindeki bu cami’nin tarihçesi ile ilgili daha önce şunları yazmıştım;
Fatih Çarşamba’dadir.(Fatih Sultan Mehmed istanbul’u fethinden sonra kentin Osmanlılaşması için Samsun Çarşamba ahalisini buraya yerleştirtmiştir. Bu nedenle semtin ismi Çarşamba olmuştur) İstanbul’un 7 tepesindeki 7 selatin (Sultan) camiden [...]
2. Teodosius tarafından 412 yılında zafer “tak”ı olarak yaptırılan kulelerin 2.Abdülhamit Kolleksiyonundaki fotoğrafı ve günümüzdeki hali… Bu kulelerden biri Bizans döneminde zindan olarak kullanıldı. Osmanlı döneminde kulenin içinde “Kanlıkuyu” adı verilen kuyu kenarında mahkumlar idam edilirdi.
Zamanın Maraş Valisi Abdülbaki Paşa’ya türbe olarak inşa edilen eser, Abdülbaki Paşa tarafından fazla ihtişamlı olduğu gerekçesiyle türbe olarak kullanılmaktan vazgeçildi. Merkezefendi Cami’nin hemen karşısında yer alan Abdülbaki Paşa Çocuk Kütüphanesi, cami ve ahşap bir konakla Merkezefendi Meydanı’nı çevreliyor. Önceleri sıbyan mektebi, daha sonra depo olarak kullanılan eser, 1970’li yıllarda Abdülbaki Paşa Çocuk Kütüphanesi [...]
Burası 14 yıl önce Topkapı’daki Trakya Otogarı’nın olduğu, bugün ise “Topkapı Kültür Parkı”nın bulunduğu yer. Solunuza bakınca Edirnekapı’daki surları, karşıya bakınca Topkapı Surları’nı yani Kostantinopolis’e ilk Türk askerinin girdiği kapıyı ve sağınıza dönünce de Silivrikapı’daki surları görürsünüz.
İstanbul’un fetih anını konu alan panoramik müze özellikle öğrenci gruplarının akınına uğruyor. Panorama’nın kalbi olan resim, 38 metre çaplı [...]
Merkez Efendi’nin Yaşadığı mahallede böyle örnek bir bahçe görmek çok hoş. Türkiye’nin tek tıbbi bitkiler bahçesi olan bu bahçe 14 dönümlük alanda kurulmuş ve 2005 yılında açılmış. Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nin kendi web sitesinde amaçlarını şöyle sıralamışlar;
• Tıbbi bitkileri araştırmak, üretmek, tanıtmak
• Bitki çeşitliliğinin korunup geliştirilmesine katkıda bulunmak
• Eğitim programları için çalışma alanı ve materyal [...]
Merkez Efendi mezarlığında bir mezar taşı… Aslı Osmanlıca yazılmış fakat bir “hayırsever” tarafından günümüz alfebesiyle yeni bir kitabe yazılmış. ” Elbaki.. Merhum ve gafur ilarahmete rabbülgafur karı dırdırından vefat eden Esseyid Halil Ağa’nın ruhuna fatiha.. Sene 1260.” (Miladi 1844)
Merkez Efendi Mezarlığını harita üzerinde görmek için tıklayın.
Zeytinburnu’nda Yedikule surlarının karşısında eski deri fabrikaları arsasındadır. Çeşme bulunduğu semte ismini vermiştir. Mehmet Bey tarafından 1546 yılında yapılmıştır. Üzerinde kabartma kaz figürü bulunan çeşmenin üzerindeki figür çalınmıştır. Kitabesi şöyledir;
Gördü bir âşık didi tarihini
Nûş iden yârane sahha âfiye
(953)
Kitabenin ortasında yer alan ince bir hat ile yazılmış:
Mehmet Bey ki yapdı hayr-i âli
Getürdü âleme bir mâ-i câri
Mısralarda [...]
Valide Şah Sultan Yavuz Sultan Selim’in kızı, Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşidir. Çocukluğu
ağabeyi Kanuni ile birlikte Manisa’da geçmiştir. Annesi Ayşe Hafize Sultandır. Şah Sultan, Sadrazam
Lütyfi Paşa ile 1523 yılında evlenmiştir. Bu evlilik 19 yıl sürdükten sonra 1541′de sona ermiştir. Şah
Sultan Sümbüli Tarikatine mensuptu. Kocamustafapaşa Sümbüliye Zaviyesi Şeyhi Merkez Musa Muslihiddin El-Germiyani’ye intisap ettiği bilinmektedir.(Bazı kaynaklar [...]
Zeytinburnu Merkez Efendi Mahallesindedir. 1597 yılında Yeniçeri Katibi Malkoç Mehmet Efendi tarafından
yaptırılmıştır. Yenikapı Mevlevihanesi ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Harita üzerinde görebilmek için tıklayınız.
Enver Behnan Şapolyo’nun Mezhepler Ve Tarikatlar Tarihi adlı kitabında İstanbul’daki tekkelerin yerleri sıralanmış. Enver Behnan Şapolyo hazırladığı bu çalışma bazı bilim adamları tarafından bilimsel kabul edilmesede dikkate alınacak kadar üzerinde emek sarfedilmiş. 1964 yılında hazırlanan bu kitapta yazdığı kadarıyla işte İstanbul’daki tarikatlere ait tekkeler.
KADİRİ TEKKELERİ
1 — Büyükpiyalepaşa Tekkesi (Kasımpaşa Piyale Camii [...]