31 Ağustos 2010 - 16:35
Kategori Çeşmeler/Sarnıçlar | Yorum yok
Topkapı Sarayı’nın iç avlusunda bir çeşme. Çeşmenin ismi çok hoş “Def-i Gam Hatun”… Hikayesi şöyle;
Def-i Gam Hatun Topkapı Sarayında çalışan bir cariye. Padişahın banyosunu temizleme görevini yerine getirirken bir yandan haremdeki padişahı izliyor. Padişaha gönlünü kaptıran cariye bir gün banyonun aynasına;
-Padişahım sizi seven neylesin ?
yazıyor. Padişah cevaben aynaya
-Kendini beyan eylesin.
yazıyor. Ertesi gün [...]
31 Ağustos 2010 - 09:14
Kategori Güncel | Yorum yok
Mimar Sinan‘ın ‘kalfalık eserim’ diye nitelediği, dünya mimarisinin en seçkin eserlerinden biri olan Süleymaniye Camisi, 454 yıllık tarihinin en kapsamlı restorasyonundan geçiyor. Çalışmaların yıl sonunda bitirilmesi hedefleniyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’nün, Roma, Bizans, Osmanlı imparatorluğunun birbirlerinden devşirdikleri kültür mirası üzerinde bulunan İstanbul’un, 2010 Avrupa Kültür Başkenti olma hazırlıkları [...]
26 Ağustos 2010 - 11:16
Kategori 100 yıl Önce 100 yıl Sonra | Yorum yok
Nalıncıydı (Ayakkabıcı) Mimi Dede. Fakirdi. Mütevazi bir hayat yaşadı. Ama cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü ve onu evine defnetti. Kabri üzerine bir kubbe, önüne bir çeşme koydurdu. Bir tekke ile adını yaşattı…
Mimi Dede diye tanınan bu kişi aslen Bergamalı olan Muhammed Mimi Efendi’dir. 3. Murat Döneminde (1546-1595) yaşamıştır.
Bir gazetenin ekinde Mimi Dede’nin diğer söyleyişle [...]
24 Ağustos 2010 - 10:45
Kategori Hamamlar, Tarihi Eserler | Yorum yok
Resmi yok. Çünkü günümüze ulaşamayan bir eser. Bugün İstanbul Hamamları kitabını (Mehmet Nermi Haskan ) okurken karşıma çıktı. Beşiktaş’ta büyüdüğüm için ilgimi çekti. Kitap hamamdan şöyle bahsediyor;
Hamam, Beşiktaş Caddesi ile Hayreddin İskelesi Sokağı’nın birleştiği yerde idi. 1957′de yol genişletilirken yıktırıldı. Arsasının bir kısmı yola gitti ve diğer kısmına da benzin istasyonu (Beşiktaştaki üstgeçitin denize bakan [...]
14 Ağustos 2010 - 15:54
Kategori 100 yıl Önce 100 yıl Sonra | Yorum yok
Caminin türbeler kısmının Haliç Manzarası gerçekten güzeldir. Özellikle akşam çevredeki paçalı güvercinlerin günlük volta saatlerinde…
Fatih Çarşamba semtindeki bu cami’nin tarihçesi ile ilgili daha önce şunları yazmıştım;
Fatih Çarşamba’dadir.(Fatih Sultan Mehmed istanbul’u fethinden sonra kentin Osmanlılaşması için Samsun Çarşamba ahalisini buraya yerleştirtmiştir. Bu nedenle semtin ismi Çarşamba olmuştur) İstanbul’un 7 tepesindeki 7 selatin (Sultan) camiden [...]
12 Ağustos 2010 - 10:27
Kategori Tarihi Eserler | Yorum yok
İstanbul’un Ramazan etkinliklerinin Beyazıt Meydanı’na alınması ve burada bir Kitap Fuarı’nın kurulması Sahaflar Çarşısı esnafını huzursuz ediyor bu günlerde…
Sahaflar Çarşısı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başlayıp bitiremediği 2010 Avrupa Kültür Başkenti ile ilgili web sitesinde (http://www.ibb.gov.tr/sites/ks/tr-TR/0-Istanbul-Tanitim/Pages/Istanbul-Tanitim.aspx) çok güzel anlatılmış;
Sahaflar çarşısı 15 yy.dan günümüze uzanan bir geçmişe sahiptir. Beyazıt Cami’nin sol tarafındaki taşlık araziyle Kapalıçarşı’ya açılan [...]
Tarihle ilgili birşeyler yazıyorsanız ister istemez tartışmalı konulara bulaşıyorsunuz. Bu güne kadar genellikle böyle durumlardan kaçtım.
“Kuyucu” Murat Paşa Türbesini yazarken paşa hakkında ne demeli bilemedim. Şöyle başlayayım o zaman…
Bu “Kuyucu” lakabı nereden gelmektedir?
a: Savaş meydanındaki kuyuya atıyla düşmesi
b: Celali İsyanını bastırırken binlerce kişinin kellerini uçurtup cesetlerini kuyulara doldurtması.
Cevabı siz verin…
Kuyucu Murat Paşa [...]
İstanbul’un birçok yerinde raslayacağınız Fatih Sultan Mehmet’in askerlerine ait camilerden biride Ali Fakih Camii. Camiyi yaptıran Ali Fakih Fatih Sultan Mehmet’in “Çobanbaşısı”dır.
Fatih’in askerlerinin sıfatlarının bazıları “Çobanbaşı”, “Çizmecibaşı”, “Tuzcubaşı”, “Ekmekçibaşı”… Bu sıfatlar Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmek başarısının arkasındaki nedenlerden birisinide açıklıyor. Fatih’in, sorumlulukları doğru tanımlayıp görev paylaşımı yaptığını anlıyoruz.
Ali Fakih Camii ile ilgili Fatih Müftülüğü [...]
İstanbul’un bu uzak köşesinde rastladığım bu çeşme 1566 yapımı. Kanuni Sultan Süleyman’ın son seferi olan Zigetvar’a giderken Mimar Sinan’a Büyükçekmece Köprüsü ve bu çeşmeyi yaptırtmış. Klasik uslup özelliklerini taşıyan bu 3 yüzlü duvar çeşmesi Belediye Caddesi sonundaki meydana bakıyor.
19. yüzyılın ortalarında ticari ilişkilerin artması ve sarayın tarihi yarımadadan Beşiktaş’a taşınması kent içi ulaşımının Eminönü-Karaköy tarafında yoğunlaşmasına neden olmuştur. Yine bu dönemde Avrupa’dan ithal edilen atlı binek arabaları yaygınlaşmış ve böylece Haliç’in iki yakası arasında yeni ulaştırma araçlarına da hizmet verebilecek ikinci bir köprü yapma gereksinimi ortaya çıkmıştır.
Unkapanı-Azapkapı arasında 1836′da açılan Hayratiye Köprüsü’nün alternatifi [...]